Ünlü olmak! Ünlü olmak istiyorum diyen o kadar çok insan var ki… Sanki ünlü olmak, başarılı olmak anlamına geliyormuş gibi…

Son dönemlerde hiçbir becerisi, başarısı olmayan insanların cilalanıp cilalanıp parlatıldığına şahit oluyoruz. Sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan, hayatta bir tane bile başarısı olmadığı halde “binleri, milyonları arkasında sürükleyen” insanlar, özellikle de gençler çoğaldı. Peki bu durum sağlıklı bir gençlik, sağlıklı bir gelecek için ne kadar iyi?

Enes Batur diye genç bir arkadaşımız var ve şans eseri Altın Kelebek en iyi Youtuber ödülünü aldığını görmüş, konuşmasını dinlemiştim. Bu genç adama hayatında başarılar diliyor, ödülü veren garip insanlara soruyorum; bu çocuk Youtuber olarak insanlara ne katmıştı da bu ödülü kendisine layık gördünüz? Neden bu çocuğun hayatının daha boktan bir hal almasını sağladınız? 19 yaşında bir genç ve takipçi kitlesi de 8-9 yaşlarında çocuklar. Videolarına bakıyorum, hiçbir şey yok! Oyun videoları ve hiçbir örnek oluşturacak davranış sergilenmiyor. Bırakın çocuklara iyi örnek olmayı, direkt olarak kötü örnek oluyor.

Peki burada suç kimde? Elbette Enes Batur gibi genç bir adamı bu kadar cilalayıp, parlatıp, sanki bir şey başarmış gibi “Hayal Mi Gerçek Mi?” ismiyle bir film yapanlarda! Yahu neyi hayal etmiş, neyi başarmış, hayali Youtuber olmak mıymış? Yazık değil mi bu gence? Yazık değil mi bu genci izleyip “ben de Youtuber olacağım” diye evde ağlayan, dersini çalışmayan, kitap okumanın yanından bile geçmeyen, yaşıtlarına göre filmler izlemeyen çocuklara?

Altın Kelebek ödülünü veren kim? Daha da beter! En azından çocuk videolar çekmiş, takipçi elde etmiş vesaire diyebiliriz ama kendisine bu ödülü veren kişinin tek başarısı Acun Ilıcalı ile evlenmek. Yani hayattaki tek “başarısı” zengin bir adam ile evlenmek! Bu Altın Kelebek jürisi, Türkiye’nin kısa bir özetidir aslında. Torpilin, ayrımcılığın, saçmalığın vücut bulmuş hali.

Bir de ödülü geri almışlar! Sebebi ise yayınladığı bir videoda “çocuklara kötü örnek olabilecek görüntüler” bulunması. Sanki önceki videolarda bu görüntüler, bu konuşmalar yokmuş gibi! Bana kalırsa bu, film projesinin sesini duyurmak için yapılmış “akıllıca bir adım”, ödülü Enes Batur’a vermelerinde başka hiçbir sebep göremiyorum.

Barış Özcan gibi bir Youtuber varken, bu ödülün Enes Batur gibi hiçbir şey yapmayan bir adama verilmesi, büyük bir saçmalıktır. Elbette bu ödülü hak edebilecek birçok Youtuber var. Barış Özcan, benim verebileceğim en belirgin örnek.

Daha kötüleri yok mu? Cumali Ceber isimli Recep İvedik çakması bir karakter “yaratan” Halil Söyletmez, tükürerek, sıçarak, küfürler ederek ünlü oldu. Vine isimli, benim de bir zamanlar çok takip ettiğim, 6 saniyelik videolar çekilmesine ve paylaşılmasına imkan veren sosyal medya platformuna bu nedenle lanet ettiğim elbette oldu. Bu platform sayesinde herkes sosyal medya danışmanı, reklamcı, pazarlamacı, manken, model, oyuncu, prodüktör, dj, vj, yazar, şarkıcı oldu!

Televizyon programı yapan ırkçılar, sıçarak güldürdüğünü zanneden sosyal medya fenomenleri ve cümle kurarak yazar olduğunu düşünen insanlar gittikçe artıyor. Bunda, bu insanlara prim veren izleyicilerin, okurların ve bunlara gülenlerin katkısı çok büyük!

En nefret ettiğim ünlü olma biçimini sona bıraktım; saçmalamak. Diğerleri en azından, hiç beğenmesem de bir şeyler üretiyor, buna bir noktaya kadar saygı duyabilirim ama “korktun mu, korkmadın mı” tarzı saçma sapan, gerzekçe bir video ile ünlü olan, ünlü edilen insanları gördükçe tepem atıyor! Sanki bir bok yapmış gibi bir de Beyaz Show’a davet ediliyor! Orada burada mikrofonu eline alıp şımarık bir şekilde “korktun mu korkmadın mı” deyip duruyor! Instagram’a girmeye gör; büyük sayfalarda bilmem ne butikler, ayakkabıcılar bu salak ses tonuyla reklam veriyor! 500 binden fazla takipçisi var ve bu takipçiler böyle saçma sapan insanların var olmasına, yenilerinin türemesine destek oluyor!

Ünlü olmak eskiden bir sorumluluk getirirdi ama artık ünlü olmak saçma sapan bir şey yapmak ile mümkün. Ünlü olmak istiyorum mu diyorsunuz? O halde açın telefonunuzun ön kamerasını saçmalayın ya da bilgisayarınızdan bir oyun açıp ağzınızda bir şeyler gevelerken videoya çekin, Youtube’a yükleyin. Durun durun, kaşlarınızı kalınlaştırıp, oranıza buranıza fazladan birkaç ben yapın ve “hebele hübele lan siktir git hebele hübele sıçmık” tarzı cümleler kurun birkaç güne ünlüsünüz. Sonuçta ünlü olmak demek, başarılı olmak demek değil.

Seren Serengil gibi dedikodudan hapse girenlere üzülen ünlülerimiz, Aslı Erdoğan gibi başarılı yazarlarımız, Ahmet Şık gibi korkusuz gazetecilerimiz için tek kelime etmiyorlar. Bu ünlüler kervanına sen de katılmak istemez misin? Hemen video çek.

 

Bir Cevap Yazın